Edogawa Ranpo (Taro Hirai)'nin Aynalar Cehennemi öyküsü
Edogawa Ranpo'nun en çok bilinen eserlerinden biri olan, hatta sanırım en çok bilinen eseri olan "Aynalar Cehennemi" (Kagami Jigoku) hakkında düşündüklerimi paylaşacağım. (SPOİLER İÇERİR!)
Öncelikle öyküde ayna saplantısı olan bir adam ile karşılaşıyoruz. Bu adamın ayna saplantısı gün geçtikçe şiddetleniyor. Ailesinin ölümü ile beraber kendisine kalan miras, aynalar hakkında yaptığı araştırmaların şiddetlenmesiyle sonuçlanıyor. Farklı türden aynalara sahip oldukça ve yaptırdıkça kendisini dünyadan soyutlamaya başlıyor.
Ayna teması bence şu yönden çok vurucu; öykünün başında, boş duvara tutulan bir aynadan çıkan yansımada "Esenlik" yazısı anlatılıyor. Öncelikle anlatıcı bunu "mucize" olarak yorumlamak istese de bunun yalnızca aynaya işlenmiş bir kabartma olduğunu söylüyor. Burada asıl vurucu olan şey, hem gerçekliğin hem de gerçeklik algısının aynalar tarafından nasıl çarpıtılabildiği. Öykünün ilerleyen bölümlerinde bunula ilgili birkaç şey daha görüyoruz.
Kitabın sonunda "deli" kendisini aynadan bir top yaptırıyor ve bu topun içerisinde mahsur kalıyor. Bu top delinin asıl tutkusu olmasına rağmen, onun için bir cehenneme dönüşüyor ve topun içerisinde bağırmaya başlıyor. Arkadaşı topu açınca içeriden çıkan deli iyice delirmiş ve değişmiş şekilde tasvir ediliyor.
Kısacası, okumanızı önereceğim, güzel ve düşündürücü bir öykü. Ranpo ile tanıştığım için mutluyum
Yorumlar
Yorum Gönder