Edogawa Ranpo'nun İnsan Koltuk Öyküsü

 


Son zamanlarda okurken en çok şaşırdığım yazılardan biri olan Edogawa Ranpo'nun "İnsan Koltuk" öyküsüne bir bakış atalım. (Spoiler içerir.)

Öykü öncelikle bir kadın yazarın tanıtılması ile başlıyor. Bu kadının adresine sürekli bir şekilde tanımadığı okurlardan mektuplar geliyor ve kadın her sabah bu mektupları okuyor. Mektuplar genel olarak eleştiriler ve incelemesi için yollanan eserlerle dolu oluyor. Ta ki o mektup gelene kadar.

Gelen mektup "Hanımefendi," hitabı ile başlıyor ve yazar kadın şaşırıyor, Ranpo bize bu şaşkınlığı şu şekilde veriyor: "Eyvah, sahiden bir mektup mu bu?" öykümüzün heyecanı bu mektup ile artıyor. 

Mektubu yazan adam önce kendi çirkinliğinden abartarak bahsediyor. Sonra da işini anlatmaya başlıyor. Adam bir koltuk imalatçısı, her çeşitten koltuk imal ediyor ve imal ettiği koltuklara kimin oturacağını merak ediyor. Kendince kusursuz bir koltuk imal ediyor ve bu koltuktan ayrılmak istemiyor. Düşününce aklına bir fikir geliyor; "onun gidebileceği yere ben de gidebilsem" ve bu fikri gerçeğe dönüştürmeye karar veriyor. Koltuğu "tek kişilik bir konuta" çevirdikten sonra içine giriyor ve bir otelin odasına yerleştiriliyor. Detaylara girmeyeceğim fakat asıl amacı hırsızlık yapmak. Bunun yanında koltuğa oturanları hissediyor inceliyor ve kokluyor.

Koltuk açık arttırma ile satılıyor ve bu koltuğu alan kişi yazar kadının kocası. Mektubu yazan adam, yazar kadının günlük yaşantısında "yaşadığı" şeyleri mektupta anlatıyor. Mektubun en sonunda, o koltuğun yazar kadının oturduğu koltuk olduğunu öğreniyoruz. Mektubu yazan adam bir gün önce koltuğun içerisinden bu mektubu yazmak için çıkmış, mektupta kadına aşık olduğu itiraf etmiş. Yazar kadın koltuktan korku ile kalkıp koltuğa yanaşamayacak hale geliyor. 

Dakikalar sonra kapı çalıyor ve hizmetçisi kadına "Hanımım, size bir mektup var" diyerek mektup veriyor. Mektubun üzerindeki el yazısı daha demin okuduğu mektup ile aynı olunca kadın iyice ürperiyor.

Yeni mektupta kısaca, yazar kadına okuması için gönderdiği eserinden bahsediyor ve eseri için eleştiri istiyor. Bu mektubu bazı sorunlardan dolayı daha sonra göndermek zorunda kaldığını anlatıyor.

Yani aslında okuduğu mektup gerçek değil, bir okurunun eleştirmesi için yolladığı bir eser. Fakat kadın bunu öğrenene kadar koltuğunun içinde bir süredir tanımadığı bir erkeğin yaşadığını düşünüyor.

Son zamanlarda okuduğum en ilgi çekici yazılardan birisiydi ve sonu gerçekten beni çok şaşırttı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Edogawa Ranpo'nun Kırmızı Oda Öyküsü

Wim Wenders'in Mükemmel Günler Filminin Analizi (Spoilersız)